7/2016

11 October 2016

Ege'de Yangın - Başarısızlık Senaryosu – Başarılı Olmanın Yolu

 
Midilli'de yangın (19 Eylül) – Doktor Pangloss

This newsletter as PDF

Sevgili Dostlar,

Geçtiğimiz hafta sonu, ESI, Ege'deki mültecilere dair AB-Türkiye Anlaşması'nın uygulanmasında başarılı/başarısız olunan noktalar ve daha yapılması gerekenleri yansıtan bir güncel durum değerlendirmesi yayınladı:

Pangloss Brüksel'de
Ege Anlaşması nasıl doğru (ya da yanlış) hayata geçirilebilir?

 

Şimdiye kadar başarılanlar

AB-Türkiye Anlaşması tam altı ay önce, 18 Mart 2016'da imzalandı. Bu anlaşma Doğu Akdeniz'deki mülteci trafiğine hemen etki etti ve önemli ölçüde gidişatı değiştirdi.

Ege Denizi'nde Türkiye'den Yunanistan'a geçişler yılın ilk iki ayında 115,000 kişi iken Haziran ve Temmuz aylarında bu sayı 3,300'e geriledi. Ege'de boğulan kişi sayısı yılın ilk üç ayında 366 iken, Mayıs-Haziran-Temmuz döneminde hayatını kaybeden sayısı yedi. Verilerdeki iyileşmenin sebebi, mültecilerin (daha tehlikeli) alternatif yollara yönlendirilmiş olmaları değil. Toplu geri göndermeler de söz konusu değil. Hatta gerçek şu ki, anlaşmadan önceki üç ay zarfında Yunanistan'dan Türkiye'ye geri gönderilen kişi sayısı anlaşmadan sonraki altı aylık sürede geri gönderilenlerden fazla. Anlaşma sonrası Doğu Akdeniz'deki durum, benzer bir anlaşmanın olmadığı Orta Akdeniz'deki durum ile tezat halinde. 


Orta Akdeniz'de durum - Bir Avrupa stratejisi olmadığında karşılaşılan tablo...

Denizden geçişler: Nisan-Ağustos 2015 ve Nisan-Ağustos 2016

Güzergâh

2015 (Nisan-Ağustos)

2016 (Nisan-Ağustos)

Eastern Mediterranean to Greece

225,505

 12,219

Central Mediterranean to Italy

105,984

96,005

 

Başarısız olunan hususlar

Pekiyi, herşeyin iyi gittiğinden bahsetmek mümkün mü? Maalesef, değil. Altı aydır uygulanan anlaşma, yanlışlar, yetersizlikler, doğru konulara odaklanılmamasından dolayı bugün çökme noktasına gelmiş bile olabilir. Ki böylesi bir başarısızlığın Yunanistan, Balkanlar, tüm AB ve BM Mülteci Sözleşmesi açısından çok vahim sonuçlar doğurabilir.

Nisan ve Eylül arasında 15,372 kişi Ege'deki Yunan adalarına ulaştı. Aynı dönemde Türkiye'ye geri gönderilen sayısı ise 578. Adalara ulaşanlar ile adalardan geri gönderilenlerin sayısı ile karşılaştırıldığında ikinci gruptakilerin sayısının çok düşük olduğu hemen göze çarpıyor.

Daha fazla bilgi için bültenin sonundaki tablolara bakınız

Bu durum gerilimleri ateşliyor. 19 Eylül'de Midilli'deki haddinden fazla insanı barındıran Moria kampında yangın çıktı. Bir hafta önce de adanın başkenti Midilli şehrinde gösteriler düzenlendi. Sakız dahil bütün adalarda protestolar yapıldı. Nihayet, Yunan hükûmeti, Ege adalarından, anakaraya ve Girit gibi diğer adalara çok sayıda insanı nakletmeyi düşünmeye başladı. Böylesi bir adım ahşap kutuların üst üste konulması yükselen bir Jenga kulesinden parça çekilmesine benziyor. Dengenin bozulması riski büyük.

Anlaşmanın başarı ile uygulanamaması durumunda ne olur? Gelecek aylarda yaşanması muhtemel senaryo şöyle: Adaların Avrupa'daki Nauru (Avustralya'nın botlarla ülkeye ulaşanları götürdüğü ve tuttuğu Pasifik Adası) olması istemeyen Midillili ve Sakızlıları rahatlatacak net bir cevabı olmayan ve baskı altında bulunan Yunan makamları adalardan anakaraya daha büyük sayıda insan nakledecek. Türkiye'ye çok az sayıda insanın geri gönderileceğinin anlaşılması ile beraber Ege'yi geçme girişimleri hızla artacak. Kendi işlerin devamının her gün daha fazla insanın adalara geçirilmesine bağlı olduğunu bilen kaçakçılar botların dolması için daha da  fiyat düşürecek. Gelenlerin sayısının artması ile beraber Yunan anakarasındaki mültecilerin durumu daha da kötüleşecek.

Türkiye, durumdan AB'yi sorumlu tutacak ve Avrupalıların sözlerini tutmamalarından yakınarak kendi sahil güvenlik güçleri üzerindeki baskıdan rahatsızlıklarını dile getirecek. AB kurumları ve diğer üye devletlerin hükûmetleri Yunanistan'ı suçlayacak. Yunanistan'ın kuzey sınırlarına daha sağlam bir duvar örülmesi talebi, AB'deki popülist liderler tarafından daha fazla dillendirilecek. Bu şartlar altında, Yunanistan'ın kuzey sınırında basınç büyük ölçüde artacak. Yunan anakarasında sıkışıp kalmış göçmenlerin şimdilerde konuştuğu bir numaralı başlık Balkan güzergâhı yani Makedonya veya Bulgaristan üzerinden kaçışın kaça mal olacağı. AB tarafından yalnız bırakıldığını düşünen bir Yunanistan'ın bu kişilerin ülkeyi terk etmesini önlemek için yoğun çaba sarfedeceğine inanmak güç. Sınırdan daha fazla giriş olması durumunda Makedonya'nın zaten zayıf olan kabul olanakları ve sığınma sistemi birkaç hafta içerisinde çökecek. Sırbistan da benzer bir kriz yaşayacak.

Kışın başlaması ile birlikte Batı Balkanlar göçmenler, insan kaçakçıları, sınır muhafızları, askerler ve düzensiz geçişleri engellemek isteyen gönüllülerden müteşekkil yasadışı oluşumlar arasında bir savaş alanına dönüşecek. Bu da zaten bölgedeki hassas dengeleri sarsacak, istikrar ve huzuru bozacak. Nihayet, daha çok sayıda insan Orta Avrupa'ya akacak.

Siyasî açıdan böyle bir senaryonun gerçekleşmesi, mülteciler haklarına dair sözleşmeye ve yürürlükteki AB mevzuatına sâdık kalarak hem AB'nin daha insanî bir sınır yönetimi politikası hayata geçirilebileceğini hem de kuralsız geçişlerin azaltılabileceğini savunanlar için büyük bir başarısızlık demek. Suriye'de yaşanan insanlık dramını -ki Halep'te yaşananlar ülkelerindeki cehennemden kaçmaya çalışanlara, daha az değil, daha fazla destek  erektiriyor- göz önünde bulundurulduğunda şunu söylemek mümkün: Avrupa'da, sığınma konusunda mülteci karşıtı partilerce yönlendirilecek bir tartışma felaket olur. Böylesi bir tartışma zaten gergin seyreden AB-Türkiye ilişkilerini de derinden sarsabilir.

BMYYK açısından bu durum bir varoluş sorununa dönüşecek. Yani 2017 yılının, 1951'de verilen sözlerin Akdeniz'in sularına gömüleceği yıl olması işten bile değil. Ege'de hem AB, Yunanistan ve Türkiye açısından riskler düşünüldüğünde hem de mülteci sözleşmesinin geleceğinin belirsizleşmesi ile birlikte, mültecilerin ve AB vatandaşlarının lehine daha insanî bir AB sınır yönetimi politikası uygulanması bağlamında kaybedilecekler anlaşıldığında, gidişatın değişmesinin önemi daha net ortaya çıkıyor. Atılacak küçük, büyük, her adım önem kazanıyor.

 

… ve başarılı olmanın yolu: Alınabilecek dört önlem

Yunanistan, Türkiye, AB, BMMYK, NATO ve, Batı Balkan Devletleri, hatta mültecilerin transit geçtiği ülkeler ve varış noktaları olan ülkeler açısından anlaşmanın başarısı çok önemli. Ortak bir çıkarın varlığı tartışma götürmüyor ancak henüz doğru bir uygulama stratejisi belirlenebilmiş değil.

ESI, geçtiğimiz aylarda, hem Yunanistan ve Türkiye'deki duruma dair hem de anlaşmanın genel idaresi ve uygulamaya ilişkin bilgilendirme yapılması hususlarında birçok somut öneri sundu.

  1. AB tarafından ilgili ülkeye bir sığınma misyonu gönderilmeli

AB ve Yunanistan, ülkeye AB tarafından bir sığınma misyonu gönderilmesi için gerekli şartları yaratmalı. Bu misyonda, başvuruları incelemek ve sonuçlandırmakla görevli yetkililerin yanı sıra, tercümanlar ve destek elemanları da yer almalı.  Sığınma başvurularına dair bağlayıcı karar alma yetkisine sahip en az 200 kişi olmalı.

Aslında uyulacak ilke basit: Kriz zamanlarında, koruma başvurularının incelenmesi esnasında, sadece ve sadece, çok sayıda başvuru inceleme yetkilisi, tercüman ve kabul görevlisi varsa kalite standartlarına riayet edilebilir ve hızlı çalışılabilir. Hiçbir ulusal sığınma sistemi böyle bir durumla başa çıkamaz. Dolayısı ile Yunanistan'a ülkede bulunan on binlerce insanın talebini işleme almak ve neticelendirmek noktasında yavaş kaldığını söylemek haksızlık olur. Kaldı ki Yunanistan'ın şu ana kadar verilenden daha fazla yardım talep etmemesi de düşünülemez.

ESI'ye olası bir AB misyonu hakkında iletilen önemli bir endişeyi, egemenlik endişesini, hemen giderelim:

  • Avrupa Birliği Sığınma Misyonu (ABSM) kendisini davet eden ülkede sadece belirli bir süre için görev yapmalı.   
  • ABSM tarafından uluslararası koruma talebine olumlu yanıt verilen her başvurucu AB'nin bir üye ülkesinde tahsis edilen yeni yerleşim yerine gönderilmeli. Böylece, Hollandalı veya İsveçli yetkililer kimin Yunanistan'da kalacağına karar verememeli.
  • Bir ulusal egemenlik şartı konulmalı: ABSM bünyesinde hukukî açıdan son sözü söyleyecek yetkili ev sahibi ülkeden (Yunanistan, İtalya) olmalı. Bu yetkili, bir başvurucunun koruma talebine verilen olumsuz yanıtı veto edebilmeli ve böylece o kişinin ev sahibi ülkede kalmasını sağlayabilmeli.
  1. 2. AB içinde belirlenen yeni yerleşim yerlerine insanların gönderilmesi işleminin ABSM tarafından yapılmalı

2017 itibarı ile AB'nin kişileri Birlik içerisinde zorunlu olarak belirlenecek yeni yerleşim yerlerine gönderme planının işleyişi Yunanistan ve İtalya'daki ABSMler ile ilişkilendirilmeli. Öte yandan yerleşim yerlerine gönderme hedefi yıllık temelde belirlenmeli. Örneğin 40,000 kişinin hedeflendiğini düşünelim. Bu durumda, 2015'in yazında açıklanan ülke kotalarına göre dağılım yapıldığında, Macaristan'a yılda 800 Polonya'ya ise 2,700'den daha az insan yerleşecek. Bu küçük sayı AB içi dayanışmanın somut bir göstergesi olacak ve Schengen'de kalmanın da şartı olacak. Gerçek şu ki Komisyon daha büyük hedeflerden vazgeçmeli. Bu tür planlar, etkin sınır yönetimi stratejilerinin yerine düşünülmemeli. Ancak inanılırlığı ve uygulanabilirliği olan bir strateji dahilinde ve AB-Türkiye Anlaşması'nın tam anlamıyla hayata geçirilmesi hâlinde, yıllık 40,000 hedefine ulaşmak mümkün.

Bugünkü  durum olabaileceğin en kötüsü yüksek hedefler (geçen sonbahardan bu yana 160,000) ve çok düşük gerçekleşmeler (Yunanistan ve İtalya'dan alınıp AB içi yeni yerleşim yerlerine gönderilenlerin sayısı 6,000'den az). Bu hem sonuç vermeyen hem de AB içinde bu konuda muhalefet bayrağını taşıyanların elini güçlendiren bir yaklaşım.

  1. Türkiye'nin güvenli üçüncü ülke olup olmadığı doğrulanmalı

Komisyon, Yunan Sığınma Kurumu'nun dile getirdiği önemli endişeleri gidermeli. Aslında endişeleri giderecek ülke Türkiye. AB, BMMYK veya AB-Türkiye Anlaşması'ndan sorumlu bir arabulucu ile işbirliği içerisinde Türkiye, inandırıcılığı ve işlerliği haiz bir değerlendirme mekanizması kurmalı; Yunanistan'dan geri gönderilen her bir kişiye ne olduğuna dair şeffaf bir bilgilendirme yapmalı ve atacağı adımları belirtmeli. Bu husus, AB liderleri tarafından 2016 bitmeden vize serbestleşmesi sağlanabilmesi için temel şart olarak ilân edilmeli.

Uluslararası kurallar ve AB yönergelerine uygun bir şekilde, Ege adalarında bulunan birkaç bin sığınmacının durumunu açıklığa kavuşturmak ve Ege Anlaşması'nı uygulamak AB, Yunanistan ve Türkiye açısından hem siyaseten arzulanan ve yönetilmesi zor olmayan bir konuya dönüşmeli.

  1. 4. AB bir özel temsilci atamalı

AB derhal kıdemli bir özel temsilciyi AB-Türkiye Anlaşması'nın uygulanmasından sorumlu kişi olarak atamalı. Bizce bir eski başbakan veya bir dışişleri eski bakanı bu iş için en uygunu çünkü bu statüdeki kişiler sahada karşılaşılacak sorunları çözmek için gereken tecrübe ve nüfuza sahipler. Atanacak bu özel temsilcinin temel görevlerinden biri adalarda ikâmet edenler, Türk kamuoyu, basın, insan hakları örgütleri ve hükûmetlerle iletişimi net ve sürekli bir şekilde sürdürmek olmalı.

Türk hükûmeti açısından bunlar son derece kritik konular. Ege Anlaşması'nın çökmesi AB ile ilişkiler açısından çok kötü neticeler doğurabilir. Ankara, insan kaçakçıları ile kendi Ege kıyılarında sonuç alamayacağı bir mücadeleye hapsolabilir. Unutmayalım, hiç kimse çocuk cesetlerinin sahillere vurduğunu gösteren fotoğraflara tekrar bakmak zorunda kalmak istemiyor. Öte yandan mülteci ve Müslüman karşıtı partilerin bazı önemli Avrupa ülkelerinde 2017'de düzenlenecek seçimlerde oy oranlarını arttırmalarının engellenmesi yine Türkiye'nin ulusal çıkarına. Son olarak, Halep'teki korkunç vaziyet nedeni ile Türkiye ve AB Suriye'den daha çok insanın nasıl kurtarılabileceğini görüşmeye başlayacağı da muhakkak. İşte tam bu sebeplerle, anlaşmanın başarıyla uygulanması ve önemli sayıda insanın Türkiye'den doğrudan alınarak AB ülkelerine yerleştirilmesi hayatî önem taşıyor.

En iyi dileklerimizle,

Üç tablo: Yanlış nerede?

Aşağıdaki üç tablo durumu çok net anlatıyor. Birinci tablo beş Ege adasına ulaşanların günlük ortalamasını veriyor:

2016'da Türkiye'den adalara ulaşanların günlük ortalaması

Tarih

Adalara ulaşanların sayısının günlük ortalaması

Ocak

1,932

Şubat

1,904

1-20 Mart

1,148

21-31 Mart

333

Nisan

114

Mayıs

47

Haziran

50

Temmuz

60

Ağustos

111

Eylül 

103

İkinci tablo beş Yunan adasındaki göçmen ve sığınmacı ağırlama kapasitesine dikkat çekiyor:

Beş Yunan adasındaki barınma kapasiteleri ve gerçekte bulunana kişi sayısı, 03 Ekim 2016

Ada

Kişi sayısı

Kapasite

Midilli

5,966

3,500

Sakız

3,884

1,100

İstanköy

1,858

1,000

Sisam

1,624

850

İleryoz

731

1,000

Toplam

14,063

7,450

Üçünü tablo ise Nisan başından bu yana Türkiye'ye geri gönderilenlerin sayısını gösteriyor:

07 Ekim'e kadar Yunanistan'dan Türkiye'ye geri gönderilenlerin sayısı

Tarih

Geri gönderilenler

Nisan

386

Mayıs

55

Haziran

27

Ağustos

16

Eylül

94

Ekim (06'sına kadar)

65

Total

643

Further reading

ESI outreach and presentations

Recent presentations around Europe:

Media reactions and interviews

Die Welt, Manuel Bewarder and Marcel Leubecher, "Vater des Flüchtlingsdeals warnt vor dem Kollaps" ("The refugee deal's father warns of its collapse") (30 September 2016)

Huffington Post, "Der Mann, der Merkels Türkei-Deal entwarf, warnt vor einem Anstieg der Flüchtlingszahlen" ("The man who designed Merkel's Turkey deal warns of rising numbers of refugees") (30 September 2016)

Elsevier, Elif Isitman, "Architect migratiedeal waarschuwt: akkoord staat op klappen" ("The architect of the migration deal warns' agreement is about to collapse") (30 September 2016)

Express, Zoie O'Brien, "EU-Turkey migrant deal is 'close to COLLAPSE' - despite Brussels saying it's a success" (30 September 2016)

Kathimerini, Eurydice Bersi, "EU-Turkey refugee pact looks increasingly like a Jenga tower, ESI chief says" (29 September 2016)

NRC Handelsblad, Stéphane Alonso, "Falen van deal met Turkije is geen optie" ("A failure of the EU-Turkey deal is not an option") (27 September 2016)

De Redactie (Belgian TV), "50.000 vluchtelingen in Griekenland zijn ten einde raad" - interview with Gerald Knaus - ("50,000 refugees in Greece are desperate") (22 September 2016)

The Washington Post, James McAuley, "Migrant flows to Europe continue as U.N. convenes summit in New York" (17 September 2016)

Foreign Policy, Sumi Somaskanda, "Can This Man Save The Europe-Turkey Migrant Deal?" (9 September 2016)

The Guardian, Patrick Kingsley, "The death of Alan Kurdi: one year on, compassion towards refugees fades" - Also available in Italian: Un anno dopo la morte di Alan Kurdi, la compassione verso i profughi inizia a scemare and in Chinese: 敘利亞3歲難民溺斃周年 歐盟多國憐憫心急凍 - (2 September 2016)

Nieuwsuur, "Bedenker Turkijedeal vindt uitwerking een schande" - interview with Gerald Knaus - ("The architect of the Turkey deal considers its effects a disgrace") (1 September 2016)

Cicero, "Wir dürfen den Flüchtlingsdeal nicht aufs Spiel setzen" - interview with Gerald Knaus - ("We must not jeopardise the refugee deal") (28 August 2016)

Focus, "Was passiert, wenn der Flüchtlingsdeal platzt?" ("What if the refugee deal fails?") (16 August 2016)

WirtschaftsWoche, Marc Etzold, "Wenn der Türkei-Deal scheitert. Plan B für die Flüchtlingskrise" ("If the refugee deal fails. Plan B for the refugee crisis") (5 August 2016)

Tagesschau, Judith Pape, "Was, wenn der Flüchtlingspakt scheitert?" ("What if the refugee agreement fails?") (2 August 2016)

Süddeutsche Zeitung, Thomas Kirchner, "Lässt die EU Griechenland im Stich?" ("Is the EU failing Greece?") (2 August 2016)

Die Zeit, Lenz Jacobsen, "Plan B wäre viel schlimmer" ("Plan B would be much worse") (1 August 2016)

B5 aktuell, "Politik und Hintergrund" - radio interview with Gerald Knaus on EU-Turkey relations, from 31m31s - ("Political background") (24 July 2016)

Avgi, "Όρμπαν ή η συμφωνία Ε.Ε." ("Orban or EU-Turkey agreement") (23 July 2016)

La Croix, Marianne Meunier, "UE-Turquie: l'accord sur les migrants menacé" ("EU Turkey agreement on migrants under threat") (20 July 2016)

Die Zeit, Mariam Lau, "Dieser Mann hat für Angela Merkel den Flüchtlingsdeal erfunden. Nun will er die Katastrophe verhindern" ("This man has invented the refugee deal for Angela Merkel. Now he wants to prevent a catastrophe") (23 June 2016)

The Times, Madeleine Albright, "The migrant catastrophe is America's problem too" (3 June 2016)

Le Monde, Hubert Védrine, Madeleine Albright, and George Papandréou, "Crise des migrants : « Aucun échec n’est permis »" ("Refugee crisis: failure is not an option") (29 May 2016)

Three tables: what is going wrong

The following tables make obvious what is going wrong. The first shows average daily arrivals on five Aegean islands:

Daily Arrivals from Turkey in 2016

Date

Daily Greek islands

Daily average January

1,932

Daily average February

1,904

Daily average 1-20 March

1,148

Daily average 21-31 March

333

Daily average April

114

Daily average May

47

Daily average June

50

Daily average July

60

Daily average August

111

Daily average Sept.

103

The second table looks at capacities to receive migrants and asylum seekers on five Aegean islands:

Capacity and occupancy on five Greek islands, 3 October 2016

Island

People

Capacity

Lesvos

5,966

3,500

Chios

3,884

1,100

Kos

1,858

1,000

Samos

1,624

850

Leros

731

1,000

Total

14,063

7,450

The third table shows the number of people returned to Turkey since early April:

Number of people returned from Greece to Turkey until 7 October 2016

Date

Transfers

April

386

May

55

June

27

August

16

September

94

October (until 6)

65

Total

643

Further reading

ESI outreach and presentations

Recent presentations around Europe:

Media reactions and interviews

Die Welt, Manuel Bewarder and Marcel Leubecher, "Vater des Flüchtlingsdeals warnt vor dem Kollaps" ("The refugee deal's father warns of its collapse") (30 September 2016)

Huffington Post, "Der Mann, der Merkels Türkei-Deal entwarf, warnt vor einem Anstieg der Flüchtlingszahlen" ("The man who designed Merkel's Turkey deal warns of rising numbers of refugees") (30 September 2016)

Elsevier, Elif Isitman, "Architect migratiedeal waarschuwt: akkoord staat op klappen" ("The architect of the migration deal warns' agreement is about to collapse") (30 September 2016)

Express, Zoie O'Brien, "EU-Turkey migrant deal is 'close to COLLAPSE' - despite Brussels saying it's a success" (30 September 2016)

Kathimerini, Eurydice Bersi, "EU-Turkey refugee pact looks increasingly like a Jenga tower, ESI chief says" (29 September 2016)

NRC Handelsblad, Stéphane Alonso, "Falen van deal met Turkije is geen optie" ("A failure of the EU-Turkey deal is not an option") (27 September 2016)

De Redactie (Belgian TV), "50.000 vluchtelingen in Griekenland zijn ten einde raad" - interview with Gerald Knaus - ("50,000 refugees in Greece are desperate") (22 September 2016)

The Washington Post, James McAuley, "Migrant flows to Europe continue as U.N. convenes summit in New York" (17 September 2016)

Foreign Policy, Sumi Somaskanda, "Can This Man Save The Europe-Turkey Migrant Deal?" (9 September 2016)

The Guardian, Patrick Kingsley, "The death of Alan Kurdi: one year on, compassion towards refugees fades" - Also available in Italian: Un anno dopo la morte di Alan Kurdi, la compassione verso i profughi inizia a scemare and in Chinese: 敘利亞3歲難民溺斃周年 歐盟多國憐憫心急凍 - (2 September 2016)

Nieuwsuur, "Bedenker Turkijedeal vindt uitwerking een schande" - interview with Gerald Knaus - ("The architect of the Turkey deal considers its effects a disgrace") (1 September 2016)

Cicero, "Wir dürfen den Flüchtlingsdeal nicht aufs Spiel setzen" - interview with Gerald Knaus - ("We must not jeopardise the refugee deal") (28 August 2016)

Focus, "Was passiert, wenn der Flüchtlingsdeal platzt?" ("What if the refugee deal fails?") (16 August 2016)

WirtschaftsWoche, Marc Etzold, "Wenn der Türkei-Deal scheitert. Plan B für die Flüchtlingskrise" ("If the refugee deal fails. Plan B for the refugee crisis") (5 August 2016)

Tagesschau, Judith Pape, "Was, wenn der Flüchtlingspakt scheitert?" ("What if the refugee agreement fails?") (2 August 2016)

Süddeutsche Zeitung, Thomas Kirchner, "Lässt die EU Griechenland im Stich?" ("Is the EU failing Greece?") (2 August 2016)

Die Zeit, Lenz Jacobsen, "Plan B wäre viel schlimmer" ("Plan B would be much worse") (1 August 2016)

B5 aktuell, "Politik und Hintergrund" - radio interview with Gerald Knaus on EU-Turkey relations, from 31m31s - ("Political background") (24 July 2016)

Avgi, "Όρμπαν ή η συμφωνία Ε.Ε." ("Orban or EU-Turkey agreement") (23 July 2016)

La Croix, Marianne Meunier, "UE-Turquie: l'accord sur les migrants menacé" ("EU Turkey agreement on migrants under threat") (20 July 2016)

Die Zeit, Mariam Lau, "Dieser Mann hat für Angela Merkel den Flüchtlingsdeal erfunden. Nun will er die Katastrophe verhindern" ("This man has invented the refugee deal for Angela Merkel. Now he wants to prevent a catastrophe") (23 June 2016)

The Times, Madeleine Albright, "The migrant catastrophe is America's problem too" (3 June 2016)

Le Monde, Hubert Védrine, Madeleine Albright, and George Papandréou, "Crise des migrants : « Aucun échec n’est permis »" ("Refugee crisis: failure is not an option") (29 May 2016)