1/2017

18 January 2017

İnsan Haklarının FIFA’sı – Yolsuzlukla “Sözde” Mücadelenin Ötesinde

John Oliver Council of Europe

This newsletter as PDF

Sevgili Dostlar,

Komedyen John Oliver, spor teşkilatı FIFA, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), siyasî mahkûmlar ve insan haklarının geleceği gibi alâkasız bir beşliyi birleştiren husus ne olabilir? Cevap: Yolsuzluk ve neticesinde yaşananlar.

 

Gülünecek kadar acayip

Haziran 2014'te İngiliz komedyen ve siyaset yorumcusu John Oliver, izleyicilerine "gülünecek kadar acayip bir teşkilat" olarak nitelendirdiği FIFA'yı (Federation Internationale de Football Association) tanıtıyordu. Oliver futbolu sevdiğini ancak bu sporu dünya çapında temsil eden teşkilatın durumunun kendisini dehşete düşürdüğünü söylüyordu. Ünlü komedyen şovunda, bir uzmanın sarfettiği, "Rüşvet ve FIFA aynı fıstık ezmesi ve reçel gibi beraber anılıyor" sözlerini de aktarıyordu. FIFA'nın rüşvet alınıp verildiği varsayımı gözardı edilerek açıklanamayacak o kadar çok kararı vardı ki...

Haziran 2015'te Oliver, FIFA ve rüşvet konusuna tekrar eğilerek "yolsuzluğun tanımına sözlükte bakılsa FIFA'yı görmek mümkün ancak bu kuruluş yıllardır her türlü ciddî soruşturma ve hukukî takipten muaf çalışmaya devam etti" hatırlatmasını yaparak ABD'li savcıların Mayıs 2015'te 164 sayfalık bir iddianame sunmaları ve ilk tutuklamaların gerçekleşmesi ile nihayet bir dönemin sonuna gelindiğini ifâde ediyordu. Dünya futbolunu yöneten teşkilat artık sallanıyordu.

O yıllarda FIFA ile tek ilgilenenler FBI ve komedyenler değildi. Avrupa'nın en önemli insan hakları kurumu olan Avrupa Konseyi de FIFA'yı mercek altına alanlar arasındaydı. Pekiyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargıçlarını belirleyen ve Avrupa İşkenceyi Önleme Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin hâmisi olduğu iddiasındaki bu yüce kurum futbola niye ilgi duyuyordu?

 

Futbol, Yolsuzluk ve Avrupa Konseyi

Football, corruption and the Council of Europe

Winston Churchill'in fikir babalığını yapmış olduğu Avrupa Konseyi kendisini Avrupa'da "demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunan kurumların en önde geleni şeklinde tanımlıyor. Ayrıca Konsey, yolsuzlukla Avrupa'da yürütülen mücadelenin önderi olduğu iddiasında. Bu bağlamda, 1999 yılında Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu – GRECO'ya yeşil ışık yakan kurumun görevleri arasında yukarıdaki hususlarda "diğer uluslararası örgütlere hesap sormanın" bulunuyor. AKPM'nin yolsuzlukla mücadele için oluşturduğu özel platformda: Yolsuzluk hırsızlıktır" şeklinindeki ibare dikkat çekiyor.

Nisan 2015'te AKPM, FIFA'nın "haricî eylemlerinde ve iç yönetim sistemlerinde örnek gösterilecek bir tutum içinde olma zorunluluğuna" vurgu yaparken "şahsî çıkarların yasadışı biçimde kollanmasının engellenmesi ve etkili bir soruşturma ve tespit mekanizması sayesinde spor ahlâkına her aykırılığın cezalandırılmasına" duyulan ihtiyacın altını çizen Futbol Yönetiminde Reform" başlıklı bir karar kabul etti.

Bunun öncesinde, 2014'ün sonuna doğru AKPM'nin raportörü, "Afrika futbolunda faal birçok üst düzey temsilciye FIFA Yönetim Kurulu'nun bir üyesi tarafından büyük miktarda para ödendiğini... gösteren kesin deliller" gördüğünü yazarak, FIFA Etik Kurulu'nun yolsuzluk iddialarını açıklığa kavuşturmak için gösterdiği çabaların yetersizliğine dikkat çeken sert bir açıklama yapmıştı.

Pekiyi, şimdi benzer bir durumun AKPM içinde yaşandığına, yani bazı AKPM üyelerinin başka üyelere büyük miktarda para ödediğine dair "kesin deliller" bulunduğunda AKPM'nin ne yapmasını beklemek gerekir? Bu soruya cevap 47 ülke vekillerince AKPM'nin haftaya başlayacak 2017 kış oturumunda verilecek.

 

Hayra Yorulamayacak Bir Sessizlik?

PACE

Şu anda AKPM, çok önemli insan hakları konularında oyların yıllardır ayarlandığını gösteren kanıtların ortaya çıkmasının ardından ciddî bir skandalla karşı karşıya olunduğu yönünde haberler ile çallkalanıyor. Noel'den hemen önce ESI'nin yayınladığı rapor da bu konuya dikkat çekiyor:

Avrupa Bataklığı (Havyar Diplomasisi 2. Bölüm) 
Savcılar, Yolsuzluk ve Avrupa Konseyi

Nisan 2012'de İtalyan parlamenter Luca Volonte'nin Bakü'ye yaptığı özel seyahatte başka bir AKPM üyesi Elhan Süleymanov ile buluştuğunu yazan ESI, raporunda Aralık 2012'de Volonte'nin banka hesaplarına Birmingham ve Marshall Adaları'nda kayıtlı iki şirketten toplam 320,000 ABD doları transfer edildiğini, bu şirketler vasıtası ile yapılan ödemeler sayesinde bir AKPM üyesinden diğerine doğrudan para aktarımının maskelenmeye çalışıldığını da anlatıyor.

2012'nin sonu 2013'ün başında, Azerbaycan'daki siyasî mahkûmlar hakkındaki kararın reddedilmesi için AKPM içinde bir koalisyonun vücut bulması için çabalayan isim olan Volonte, daha sonra Meclis'teki en büyük siyasî parti grubunun (AHP) başına geçiyor. Karar 125'e 79 oyla reddediliyor. Bunu takip eden iki sene içinde Volonte Azerbaycan'dan 2 milyon avrodan fazla para alıyor. Aynı süre içerisinde, Azerbaycan'da siyasî sebeplerle bir dizi yeni tutuklama gerçekleşiyor.

Luca Volonte Kasım 2016'da İtalyan devlet televizyonu RAI için çekilen belgeselde kendisi ile yapılan söyleşide bahsi geçen parayı aldığını kabul ediyor. Ancak gerçek şu ki, ne AKPM'nin bu itirafı derinlemesine soruşturacak bir mekanizması mevcut ne de Meclis'teki liderlerin olayın ayrıntılarını öğrenmeye niyeti var. Dahası gelecek hafta başlayacak oturumunun gündeminde bu konunun görüşülmesi yok.

 

Kötü Davranış Kuralları

Freedom!

Hatice İsmailova, Azerbaycan'ın önde gelen araştırmacı gazetecisi ve eski siyasî mahkûm

Bu hafta, aralarında ödül sahibi gazeteci Hatice İsmailova ve insan hakları avukatı İntikam Aliyev'in de bulunduğu Azerbaycan'ın önde gelen insan hakları aktivistleri ve eski siyasî mahkûmları tüm AKPM üyelerine acilen harekete geçmeleri için mektup yazdı:

"AKPM'yi, tüm Avrupa'nın insan hakları teşkilatı olan Avrupa Konseyi'ndeki her türlü yolsuzluk ve uygunsuz davranışın izini silmeye ve Azerbaycan'daki insan hakları ihlâllerine karşı sağlam ve tavizsiz bir duruş göstermeye davet ediyoruz."

AKPM üyeleri gelecek haftaki oturumda, Avrupa Konseyi'nde yolsuzluğa izin verilemeyeceğine ve Luca Volonte'nin başka bir AKPM üyesinden para aldığını kabul etmesinin fevkalâde endişe verici olduğuna dair kamuoyuna net bir açıklama yapmalı. Bu açıklamayı takiben, siyasî mahkûmlara ilişkin AKPM'de 2013 Ocak ayında gerçekleştirilen oylamanın bağımsız bir soruşturma yoluyla incelenmesine yeşil ışık yakılmalı.

Ancak bu da yeterli değil. AKPM üyelerinin uyması gereken Davranış Kuralları'nda Parlamenterler Meclisi'nin üyelerinin "Meclis'in şanına leke sürecek veya imajını bozacak eylemlerden kaçınmakla mükellef" oldukları belirtiliyor. Kurallar uyarınca:

"Üyeler, AKPM üyesi sıfatıyla yaptıklarını, özellikle de herhangi bir öneri, rapor, karar, değişiklik önergesi, tavsiye, yazılı açıklama ve görüş hakkında olumlu veya olumsuz oy kullanma kararlarını etkileyebilecek bir ücret, bedel veya mükâfat talep veya kabul edemezler. Üyeler çıkar çatışması veya uygunsuz bir ödeme veya hediye olarak algılanabilecek durumlara mahal vermemekle mükelleftir."  

"Üyeler görevlerinin ifâsı sırasında kendilerine verilen hediye ve sunulan avantajlardan değeri 200 avroyu aşanları  (seyahat, konaklama, yeme-içme ve diğer ağırlama masrafları ve harcırahları) Meclis sekreterliğine kaydettirmek zorundadır."

Pedro Agramunt
AKPM Başkanı Pedro Agramunt: Herşey ona bağlı...

Merak edilen şu: Şu anda, AKPM'de bu kurallar ihlâl edildiğinde ne yapılıyor? Cevap ürkütücü: Meclis Başkanı ne isterse o oluyor. Bağımsız bir soruşturma söz konusu değil. Başkan birşey yapılmasına karar verse dahi, ceza sadece ve sadece "mükerrer ciddî ihlâller" varsa veriliyor. Cezalar da şöyle: "konuşma hakkından geçici mahrumiyet ve konuşmacı listesine geçici olarak kaydedilememe" ve "bir değişiklik önergesini, önergeyi veya yazılı açıklamayı geçici olarak imzalayamama."

Hâlihazırda, AKPM yolsuzlukla mücadelede FIFA'dan daha bir kötü sistemine sahip. Ayrıca AKPM, -yakın zamanda Kongre Etik Ofisi'nin bağımsızlığını kısıtlayacak bir girişimden protestolar nedeniyle vazgeçildiği ABD Temsilciler Meclisi de dahil- birçok ulusal parlamentoyla kıyasla da sınıfta kalıyor. Yolsuzluk konusunda duyarlı AKPM üyeleri, daimî ve partilerüstü bir Avrupa Konseyi Etik Ofisi (AKEO) kurulmasına çabalamalı. Bu ofis, Davranış Kuralları'nın ihlâline dair bir şüphe belirince soruşturma yapmaya yetkili, bağımsız bir merci işlevini yerine getirmeli. Avrupa Konseyi, 'insan haklarının FIFA'sı' konumundan kurtulmalı!

Bunu başarabilmek için, Avrupa Konseyi'nde yolsuzlukta gerçekten mücadele eden parlamenterler, çalışanlar, üye devletleri temsil eden büyükelçiler, tüm partilerden katılıma açık bir ittifak meydana getirmeli. Bu günışığı koalisyonu etikdışı davranışları mercek altına alarak konuyu aydınlığa kavuşturmalı.

Donald Trump'ın Kremlin ile ilişkileri hususuna özel önem gösteren Avrupa medyası gözlerini, anahtar konumdaki Avrupa kurumlarına çevirip bu kurumların her türlü ele geçirilme girişimine karşı savunmadan mahrum olduğu hususuna da eğilmeli.

John Oliver'a gelince... Ünlü komedyen uluslararası teşkilatlarda yolsuzluk serisine yeni bir bölüm eklemeyi düşünüyorsa ekibini Strazburg'a gönderip Havyar Diplomasisi'nin garip uygulamalarını izleyenlerine aktarmayı düşünmeli.

Artık, Strazburg'da değişimin düğmesine basılmasının tam zamanı.

Saygılarımla,

 

Gerald Knaus

PS: Further reading on Caviar Diplomacy: www.esiweb.org/caviardiplomacy

You might also be interested in this recent TEDx talk on the future of human rights:

Today the human rights movement and its supporters are on the defensive across Europe and the US. Illiberal and autocratic leaders appear full of confidence, boasting of a popular mandate to rewrite the rules for the future of European politics, and to redefine what is shameful and what is honourable. Looking at fundamental human rights issues such as torture and political prisoners, and at developments in Europe in recent years, this talk examines dramatic setbacks, the failure of current strategies to protect rights when institutions are captured, and policy options for activists to mobilise democratic majorities … and make an impact.

"How human rights die – why the human rights movement needs to be reinvented"