Avrupa İstikrar Girişimi - ESI - 14 Aralık 2017, 05:21
URL:

2/2015

10 March 2015

VISA AND ASYLUM – Red Alert on Turkey – Unfair in Kosovo – Germany's problem

PDF version of this newsletter

Sevgili Dostlar,

16 Aralık 2013 tarihinde Türkiye ve AB arasında vize serbestleşmesi süreci başladı. Vatandaşlarının Schengen ülkelerine vizesiz seyahat edebilmeleri için Türkiye sınır yönetimini iyileştirmek, uluslararası standartlara uygun bir sığınma sistemine sahip olmak, insan haklarına saygı göstermek ve yasadışı göçle etkin bir şekilde mücadele etmek zorunda. Bütün bu şartlar vize yol haritasında belirtiliyor.

Sürecin başladığı 2013 yılında, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Türk vatandaşlarının en geç 2017 ortalarında Avrupa'ya vizesiz seyahat edeceğini açıklamışlardı. Çok yakın bir tarihte, 08 Mart 2015'te ise, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Türk işadamlarına vizesiz seyahate 2.5 – 3 yıllık bir süre kaldığını teyit etti.

Ahmet Davutoğlu Recep Tayyip Erdoğan

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Ancak, 2013'ten bugüne Türkiye'deki gidişat vize serbestleşmesinin daha çok uzun bir süre bir hayal olarak kalacağını gösteriyor.

20 Ekim 2014'te Avrupa Komisyonu'nun ilk ilerleme raporu [Report on progress by Turkey in fulfilling the requirements of its visa liberalisation roadmap; Türkiye ile Vize Serbestleşmesine İlişkin Yol Haritasi Birinci Değerlendirme Raporu] yayınlandı. ESI bu rapordan yola çıkarak ilerlemelere dair bir değerlendirme çizelgesi hazırladı.

Bu çizelgede vize yol haritasında yer alan 72 kriter listelenirken, her kritere Türkiye'nin uyum seviyesi hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirme de yansıtılıyor. Komisyon'a göre 27 kriterde Türkiye, ya "uyum sağlamaktan çok uzakta" ya da "uyum yolunda kayda değer herhangi bir olumlu gelişme göstermiyor."

İlerleme Sağlanmayan Bazı Önemli Kriterler

   
 

AB üyesi ülkelerle imzalanan geri kabul anlaşmalarından doğan sorumlulukları yerine getirmek

 
 

AB ile Türkiye arasındaki geri kabul anlaşmasının tüm şartlarını hayata geçirmek ve uygulamalara dair sağlam bir sicile sahip olmak

 
 

Pasaport numuneleri, vize formları ve sahte belgelere dair bilgileri AB ile paylaşmak;  belge güvenliği konusunda işbirliği yapmak

 
 

Komşu olduğu AB üyesi ülkeler ile -özellikle sınır yönetimi konusunda- işbirliği içinde bulunmak

 
 

EUROPOL ile bir Operasyonel İşbirliği Anlaşması imzalamak ve hayata geçirmek

 
 

İlgili bütün uluslararası veri korunması sözleşmelerini imzalamak, onaylamak ve hayata geçirmek

 
 

Şahsî verilerin korunması hakkında AB standartlarına uygun bir mevzuat kabul etmek ve hayata geçirmek

 
 

İnsan Ticaretine Karşı Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni imzalamak ve onaylamak; hem bu sözleşmeye hem de insan ticaretinin önlenmesi, insan tacirleri hakkında kanunî takip yapılması ve kurbanlara koruma ve destek sağlanmasına yönelik AB müktesebâdına uygun bir mevzuat kabul etmek ve hayata geçirmek

 
 

İnsan ticareti kurbanlarının makûl şartlarda karşılanıp korunmasını sağlayacak ve bu kişilerin toplum ve çalışma hayatı ile yeniden bütünleşmesine imkân verecek uygun altyapı ve kaynakları sunmak

 
 

Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihâdı, AB müktesebâdı ve AB üyesi ülkelerindeki uygulamalar doğrultusunda bir yandan örgütlü suç ve terörizme dair yürürlükteki kanunî çerçeveyi, diğer yandan da mahkemeler, güvenlik güçleri ve diğer kolluk kuvvetlerinin yaklaşımlarını, özgürlük ve güvenlik hakkı, âdil yargılanma hakkı ve ifâde, toplantı ve dernek kurma özgürlüklerini uygulamada teminat altına alacak şekilde gözden geçirmek

 
     

AB ile bir geri kabul anlaşmasının imzalanması Türkiye ile vize serbestleşmesi sürecinin başlatılmasının koşuluydu. Bu anlaşma ancak 01 Ekim 2014'te yürürlüğe girdi.

Anlaşmaya göre Türkiye üç yıllık bir geçiş döneminin ardından 01 Ekim 2017 tarihi itibarı ile AB sınırlarına Türkiye üzerinden giriş yaptıkları kanıtlanan üçüncü ülke vatandaşı düzensiz göçmenleri geri kabul etmek zorunda kalacak. AB söz konusu anlaşmanın uygulanması hususunda Türkiye'den sağlam bir sicil bekliyor. Yalnız, başlangıç tarihi olarak Ekim 2017'nin belirlenmiş olması nedeni ile, vizesiz seyahatin gerçeğe dönüşmesinin çok uzun bir zaman alacağı aşikâr.

Daha vahim olan ise, 2014 boyunca AB üyesi devletlerle var olan geri kabul anlaşmalarının uygulanmasına Ankara'nın verdiği önem ve gösterdiği özenin önceki yıllara nazaran azalmış bulunması. Türkiye-Yunanistan Geri Kabul Anlaşması 2002'den beri yürürlükte. 2014'te yani vize serbestleşmesi sürecinin ilk yılında Yunanistan'ın geri kabulünü talep ettiği düzensiz göçmen sayısı 9,700. Bunların sadece 470'ine Türkiye'den olumlu yanıt verilmiş. Sayı hem çok az hem de önceki yıllara oranla daha düşük. En sonunda, ülkeye gerçekten geri dönenlerin sayısı ise 6!

Bağlayıcılığı bulunan bir metnin tam anlamıyla uygulanmasına Ankara tarafından set çekilmesi, Türkiye'nin 1.6 milyon Suriyeli mülteciyi ağırladığı gerçeği ile beraber düşünüldüğünde oldukça şaşırtıcı oluyor. Yunanistan tarafından geri gönderilen bir kaç bin mültecinin önemli bir fark yaratmayacağı ortada…

Yunanistan-Türkiye Geri Kabul Anlaşması – 2012-2014 Uygulamaları

 

Talep

Sayısı

Onay

Sayısı

Geri Kabul Edilen Sayısı

2012:
2013:
2014
:

20,464
3,741
9,619

823
370
470

113
35
6

Keza, şahsî verilerin korunması konusu da incelenmeye değer. AB standartları ile uyumlu bir şahsî verilerin korunması kanunu en önemli kriterlerden biri. Amaç, çevirimiçi alışveriş yapma veya banka hesabı açma sırasında, ya da polis veya yargı ile muhatap olunan durumlarda şahsî verilerin korunması. Veri koruma mevzuatı olmaz ise, bu tür bilgiler herkesin eline geçebilir.

Türk parlamentosunda görüşmeleri devam eden ve yakın bir tarihte oylanması beklenen ilgili yasa tasarısı AB standartları ile uyumlu değil. Hayatî önemi haiz Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun bağımsızlığı tartışmalı. Emniyet ve istihbârat görevlilerine kanun uygulanmıyor. Avrupa Komisyonu bu noktalara Türkiye'nin dikkatini çekti ancak olumlu bir karşılık almadı.

İçinde bulunulan durum emniyet alanında işbirliğine de menfî etki ediyor. Hukukî açıdan, EUROPOL (AB'nin polis teşkilatı) ve EUROJUST (AB'nin adlî makâmları arasındaki işbirliği ağı) kişisel verileri AB standartlarına uygun koruyan bir mevzuata sahip olmayan ülkelerle şahsî veri paylaşımında bulunması mümkün değil. Birçok AB üyesi devlet de benzer mevzuata sahip. Bu nedenle Türkiye, AB ajansları ile işbirliğine yönelik anlaşma yapamıyor.

 

Türkiye, Vize ve İnsan Hakları

AB Komisyonu yetkilileri ile ESI'nin İstanbul'da düzenlediği vize brifingi

AB Komisyonu yetkilileri ile ESI'nin İstanbul'da düzenlediği vize brifingi

Üçüncü bir örnek, insan hakları konusunda yol haritasının içerdiği şartlar. En önemli şartlardan biri:

"Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihâdı, AB müktesebâdı ve AB üyesi ülkelerindeki uygulamalar doğrultusunda,  bir yandan örgütlü suç ve terörizme dair yürürlükteki kanunî çerçeveyi, diğer yandan da mahkemeler, güvenlik güçleri ve diğer kolluk kuvvetlerinin yaklaşımlarını, özgürlük ve güvenlik hakkı, âdil yargılanma hakkı ve ifâde, toplantı ve dernek kurma özgürlüklerini uygulamada teminat altına alacak şekilde gözden geçirmek."

Komisyon'un Ekim 2014 raporunda, Türkiye'nin bu kritere "uyum yolunda kayda değer herhangi bir olumlu gelişme göstermediğini" yazıyor. Örneğin, henüz "emniyet mensupları tarafından işlenen suçları soruşturmakla görevli bağımsız ve tarafsız bir kurum oluşturulmuş değil." (Bakınız: Türkiye ile Vizesiz Seyahat: Öncelikli Eylem Konuları, Aralık 2014).

Komisyon'un Ankara'ya tavsiyesi, Mart 2014'te Bakanlar Kurulu'nda kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı'nın hayata geçirilmesi.

2014 yılında Türkiye, Rusya'nın ardından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından aleyhine verilen 94 karar ile AİHS'i en fazla ihlâl eden ülkeler sıralamasında ikinciydi. İhlâli tespit edilen hak ve özgürlükler şunlar: özgürlük ve güvenlik hakkı (45 karar), âdil yargılanma hakkı (31 karar), ifâde özgürlüğü (24 karar).

İnsan hakları konusu vize serbestleşmesi için önem arz ediyor. AB ülkeleri vize engelinin kalkmasının ardından, olumlu yanıt vermek zorunda kalacakları bir sığınma talebi dalgası ile karşı karşıya kalmak istemiyorlar. 2014 yılında AB'den sığınma talebinde bulunan Türk vatandaşlarının sayısı 5,000. AB sığınma makâmlarının aynı yıl içinde neticelendirdiği başvuru sayısı 4,600. Haklarında Türkiye'de yasal takibât endişesi veya ciddi zarar riski bulunması nedeni ile uluslararası koruma verilenlerin sayısı 760. Olumlu yanıt oranı %17. 

Bu oran, Avrupa İstatistik Ofisi (EUROSTAT) tarafından veri toplanmaya başlandığı tarihten bu yana Türk vatandaşları için en yüksek oran. 2014 verilerine göre Türkiye, Azerbaycan (%16) ve Ukrayna (%16) gibi ülkelerden daha kötü, Pakistan (%19) ve Mısır (%21) gibi ülkelere ise yakın bir konumda.

Türkiye'nin 2017 itibarı ile vatandaşları için AB'ye vizesiz seyahat imkânı sunabilmesi için, kırmızı alarma veren konuları öncelikle çözmesi gerekiyor. Şu ana kadar bu yönde bir emâre yok. Zaman ise hızla ilerliyor.

Daha fazla bilgi için, İnternet sitemizde yer alan Türkiye - Avrupa Vaadi bölümünü ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca bültenin ekinde yer alan istatistiklere de dikkatinizi çekmek isteriz.

Saygılarımla,

 

Gerald Knaus

Surprising facts – striking tables on visa and asylum

All data is from Eurostat, extracted on 9 March 2015, with the data from Austria missing, unless stated otherwise)


First-instance asylum recognition rates - EU 2014

 

Decisions made

Refugee status - Geneva Convention

Subsidiary protection

Recognition rate (Refugee status + subs. protection)

Syria

69,810

35,760

29,575

94%

Eritrea

15,885

9,675

4,275

88%

Iraq

10,585

4,980

1,960

66%

Iran

8,685

4,730

230

57%

Somalia

9,415

2,175

3,180

57%

Afghanistan

17,845

4,970

4,235

52%

Libya

1,335

405

130

40%

Belarus

470

100

30

28%

Russia

12,355

2,275

405

22%

China

5,110

1,060

60

22%

Kazakhstan

570

100

25

22%

Egypt

2,895

510

85

21%

Pakistan

15,810

1,980

1,065

19%

Turkey

4,590

585

175

17%

Azerbaijan

2,225

340

10

16%

Ukraine

2,985

105

365

16%

Lebanon

885

85

35

14%

Moldova

170

10

10

12%

Morocco

1,835

120

35

8.4%

Armenia

3,900

200

95

7.6%

Bangladesh

7,370

410

80

6.6%

Algeria

2,995

110

85

6.5%

Albania

13,390

215

560

5.8%

Kosovo

13,220

440

290

5.5%

Tunisia

1,450

40

35

5.2%

Georgia

6,145

180

70

4.1%

Bosnia

7,210

155

55

2.9%

India

1,695

25

20

2.7%

Montenegro

1,355

5

20

1.8%

Serbia

22,085

260

55

1.4%

Macedonia

8,195

30

15

0.5%

 

Top 30 nationalities – asylum claims – EU 2014

Country

No. of asylum claims

1.      Syria

115,060

2.      Eritrea

36,880

3.      Afghanistan

36,230

4.      Kosovo

35,970

5.      Serbia

30,450

6.      Pakistan

21,525

7.      Iraq

20,225

8.      Nigeria

19,280

9.      Russia

17,685

10.  Albania

16,740

11.  Somalia

15,745

12.  Ukraine

13,585

13.  Mali

12,885

14.  Bangladesh

11,530

15.  Gambia

11,415

16.  Bosnia and H.

10,475

17.  Macedonia

10,170

18.  Iran

10,145

19.  Georgia

8,140

20.  D.R. Congo

7,020

21.  Senegal

6,405

22.  Guinea

6,220

23.  Algeria

6,140

24.  Sudan

6,130

25.  Armenia

5,340

26.  Sri Lanka

5,295

27.  Turkey

4,960

28.  China

4,955

29.  Ghana

4,090

30.  Morocco

3,960

TOTAL

598,755

 

Asylum claims by Western Balkans citizens in the EU

 

2009

(visa)

2011

(visa-free)

2012

2013

2014 (Austria missing)

Serbia

5,460

14,105

19,055

22,375

30,450

Albania

2,065

3,080

7,500

11,075

16,740

Bosnia

1,330

2,655

5,835

7,075

10,475

Macedonia

930

5,555

9,625

11,065

10,170

Montenegro

270

635

1,260

945

1,825

Total of the  WB5 states

10,055

26,030

43,275

52,535

69,660

 

It is all about Germany now

Asylum claims from the five Balkan countries in Germany

 

2009

(visa)

2011

(visa-free)

2012

2013

2014

WB5 claims in the EU

10,055

26,030

43,275

52,535

69,660

WB5 claims in Germany

1,450

9,360

22,715

33,935

53,905

German share

14%

36%

52%

65%

77%

Source: Antwort der Bundesregierung auf eine Kleine Anfrage der Linksfraktion, 28 Jan. 2014

 

Positive asylum decisions in Germany in 2014

 

Refugee status

Subsidiary

Humanitarian

TOTAL

Serbia

1 person (0%)

17 persons (0.1%)

25 persons (0.1%)

0.2%

Macedonia

2 persons (0%)

5 persons (0.1%)

7 persons (2%)

0.3%

Albania

2 persons (0.3%)

11 persons (1.6%)

-

2.6%

Bosnia

-

-

6 (0.2%)

0.3%

Kosovo

-

-

5 persons (0.5%)

0.5%

ALL claimants in Germany

13,053 (30.3%)

456 (1.1%)

577 (1.3%)

 

Source: Antwort der Bundesregierung auf eine Kleine Anfrage der Linksfraktion, 28 Jan. 2014

 

First-instance
2014

First-instance + court Jan-June 2014

Albania

3.6 months

5 months

Bosnia

3.9 months

5.5 months

Serbia

4 months

6.7 months

Kosovo

4.7 months

9.5 months

Macedonia

5.3 months

7.7 months

All claimants in Germany

7.1 months

11.1 months

Source: Antwort der Bundesregierung auf eine Kleine Anfrage der Linksfraktion, 28 Jan. 2014

 

Length of the asylum procedure in Germany –
from first application to court decision

 

First-instance
2014

First-instance + court Jan-June 2014

Albania

3.6 months

5 months

Bosnia

3.9 months

5.5 months

Serbia

4 months

6.7 months

Kosovo

4.7 months

9.5 months

Macedonia

5.3 months

7.7 months

All claimants in Germany

7.1 months

11.1 months

 

Terminology concerning international protection in the EU

Refugee status (persecution) is the highest form of international protection. Under EU asylum legislation, which is based on the 1951 UN Geneva Convention relating to the Status of Refugees and its 1967 Protocol, EU member states are committed to offering refugee status to third-country nationals that have "a well-founded fear of being persecuted for reasons of race, religion, nationality, political opinion or membership of a particular social group" in their home country.

Subsidiary protection (risks of serious harm) is accorded to people who face "risks of serious harm" at home, but who do not meet the UN definition of refugee. The relevant EU Directive defines "serious harm" as "(a) death penalty or execution; or (b) torture or inhuman or degrading treatment or punishment of an applicant in the country of origin; or (c) serious and individual threat to a civilian's life or person by reason of indiscriminate violence in situations of international or internal armed conflict."

Humanitarian shelter: Some asylum seekers are allowed to remain in an EU country "for reasons not due to a need for international protection, but on a discretionary basis on compassionate or humanitarian grounds". It is at the discretion of EU member states to grant this status, so it is regulated by national legislation. Most often it is offered to people with medical problems that cannot be treated in their home country. Several EU member states do not submit data on whether they grant such protection since authorities other than asylum authorities deal with it (Austria, Belgium, Bulgaria, Croatia, France, Ireland, Latvia, Lithuania, Luxembourg, Portugal and Slovenia).

At first instance, asylum claims are decided by administrative bodies. Rejected asylum seekers have a right of appeal before a court, so this is the next instance.


© Avrupa İstikrar Girişimi - ESI 2017
10 Mart 2015, 00:00